Say 35


Say 36


Say 37


Say 38


Say 39


Say 40


Say 41


Say 42

 


Cansu Osemen
cansu@zeytinyayingrubu.com

EDREMİT KÖRFEZİ’NİN
ALTINDA ANTİK KENTLER GÖMÜLÜ

        2 yıl evvel Arkeolog arkadaşımız Nihat’la birlikte Burhaniye Kaya Sunaklarına inceleme gezisi yapmıştık. Bize bölgenin genel arkeolojik yapısı hakkında bilgi aktarırken “Edremit Körfezi’nin altında ne kadar çok antik kent gömülü bir bilseniz...” demişti.
      O gün bugündür bir soru işareti bırakarak kaldı bu cümle hafızamda. Neden körfezin arkeolojik serveti gün ışığına çıkarılmasın! Deniz, dağ ve termal turizmiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olan körfez, niçin toprak altında saklı servetiyle de turizmden pay almasın. Dünyanın tanıdığı Truva’nın Çanakkale’ye kazandırdığı şöhret, gömülü antik kentlerin gün ışığına çıkarılmasıyla neden körfeze de ulaşmasın.
      Yunan uygarlığının, bir dönem resmi din kitabı haline getirdiği İlyada, Truva savaşını anlatırken antik yazarlar çevrede yer alan, adı geçen kentleri de Edremit Körfezi’ne yerleştirmişlerdir. Geçen yıllar içerisinde yerli ve yabancı araştırmacılar bölgede pek çok çalışma yapmış olsa da bulunmuş olan onlarca antik alan ne yazık ki halen daha uzmanlarınca kazılamadı ya da üzerinde derin araştırmalar yapılamadı. Bugün Edremit, Ayvalık, Gömeç, Burhaniye etrafında referans kaynaklarda geçen yaklaşık 10 tane antik şehir kalıntısı var. Bunlardan bir tanesi geçtiğimiz aylarda Balıkesir Üniversitesi’nden tarih araştırmacısı-yazar Zekeriya Özdemir’in Zeytinli beldesinin tarihçesini hazırlamak için başlattığı çalışmalar esnasında ortaya çıktı. Zeytinli Belediye Başkanı Şadan Aytaç, bölgenin 3.sit alanı olması sebebiyle “Killa Antik Kent”in gün yüzüne çıkarılması için sponsor arıyor. Peki arkeolojik kazıların finans kaynağı nasıl sağlanıyor?
      Büyük arkeologlardan rahmetli Prof.Dr. Ekrem Akurgal, yayınlanan bir söyleşisinde Türkiye’nin arkeolojik servetini anlatırken şöyle demişti:
“O kadar zengin ki Türkiye; Kültür Bakanlığı da o kadar fakir ki...”
İşte bu çelişki, arkeolojide özel sektör desteğini zorunlu hale getiriyor. Neyse ki son yıllarda toplumun yeraltındaki bu büyük servete gittikçe daha duyarlı hale gelmesi, sponsorluk bütçelerini bu alana kaydıran şirketlerin sayısını arttırdı. Aslında en önemli arkeolojik SİT’leri 19.yüzyıl sonunda batılı arkeologlar keşfetmiş. Batının ilgisi o günden beri sürüyor. Günümüzde bile sponsorluklar arasında yabancı şirketler önemli bir paya sahip. Truva bunun iyi bir örneği. Bir Alman tarafından bulunan, Alman üniversiteleri tarafından kazılan antik kentte, sponsorluğu da Alman şirketleri sağlıyor. Şirketler, parasal desteklerini bir dernek ya da vakıf aracılığıyla yapıyorlar. Çoğu zaman, derneğin kuruluşuna da öncülük ediyorlar.
      Arkeolojik sponsorluk, hala birçok şirketi ürkütüyor. Çünkü bunun uzun vadeli, sürekli para emen bir kuyu olduğunu düşünüyorlar. Oysa, arkeologlar gelecek en küçük bir yardıma bile seviniyorlar. Bazı kazılarda küçük şirketler dev bir projenin parçalarına sponsor olabiliyor. Bunun örneği “Allianoi” kurtarma kazısı esnasında yaşandı. Öztüre Kireççilik gibi bölgedeki küçük bir şirket araç gereç sağlayarak destek oldu.
     Eskiden, kendi ülkelerindeki üniversitelere destek olmak için Türkiye’deki kazılara para ayıran yabancı şirketler, şimdi Türkiye’deki tüketicilerini etkilemek için sponsorluk üstleniyor. Türk şirketleri de onları izliyor. UMARIZ Kİ, KÖRFEZİN SAKLI ANTİK KENTLERİ İSTER YERLİ İSTER YABANCI OLSUN BULUNACAK SPONSORLARLA GÜN IŞIĞINA ÇIKSIN.
    Burhaniye-Ören Adramyttion ve Altınoluk Antandros Antik Kentlerini gezenler, bölgemizin doğal güzelliğinin yanı sıra antik tarihinden de etkileniyor. Bu iki güzel beldenin antik tarihini ortaya çıkarmak için çaba gösterip destek sağlayan Burhaniye Belediye Başkanı Fikret AKOVA ve Altınoluk Belediye Başkanı İsmail AYNUR, bu konuda birer gönüllü nefer. Aslında körfez bölgesi tarih boyunca uğradığı onca tahribata rağmen asla önemini kaybetmedi. Bölgenin şöhreti çok fazla... Ortaçağ boyunca Cenevizlilerin ve Bizans İmparatorluğu’nun daha sonraları ise Karesi ve Osmanlı İmparatorluğu için stratejik önemini kaybetmedi. Bölgemizde Ortaçağ ile ilgili görülmesi gereken en güzel örnek Burhaniye Kaymakamlığı’nın bahçesinde bulunan “ceneviz arması”dır. Demeter Kültü ve antik mitolojiyle ilgili en güzel örnek ise Edremit’teki mermer demeter sütunudur.
     Körfezin antik tarihi hakkında yazılacak çok şey var.
     Kısaca;
   Çanakkale-İzmir yolunun üzerinde bulunan bölgemiz kültür turizminden pay alamamaktadır. Bu nedenle Truva ile Bergama arasında dolaşan turlar körfezimizi transit geçmeyi tercih ediyorlar. Böylece biz hala kültür varlıklarımızı kullanmayarak onları yağmaya bırakarak en büyük savurganlığı gösteriyoruz.


 





RADYO ZEYTİN
101.5




ZEYTİN DERGİSİ
Sayı 36 ( Şubat 2005 )