
Fotoğraflar:
İbrahim ELMAN
Değişen
Yüzüyle
İRAN
İran,
insan tarihinin çeşitli devrelerinden kalan zengin tarihi eserleri
ile ülkenin geniş coğrafyasında serpili ova, yayla, kıyı, dağlık ve
çöl alanlarının yanısıra birbiriyle iç içe uyum gösteren tarihi binalar,
dini ve kültürel mirasların yer aldığı şehirleriyle turistik değeri
tartışılmaz bir ülkedir. Örnekleri günümüze kadar ulaşan tarihi miraslarda
ve mimari yapılarda görebildiğimiz eski İran kültürü turistler için
ayrı özel anlamı bulunan kaçınılmaz bir fırsattır.
Ülkenin
yakın ve uzak geçmişteki kültürünün bir toplamı olan bugünün İran
kültürü herkesin kendi kültür ve zevk anlayışına uygun motifler bulabildiği,
ilgilenenlerin merak tutkusuna ve estetik anlayışına hitap eden zenginliklerle
doludur. Cemşit Tahtı, Pasargaf, Şuşi, Hamedan, Kermanşah, Firuzabad,
Siraf ve İran’ın antik uygarlığının izlerini taşıyan diğer bölgelerdeki
mevcut antik eserler bu tarihi ülkenin ne ölçüde görülmeye değer olduğunu
anlatmak için yeterli delillerdir.
Değişen
yüzüyle İran..
Bilinip sanıldığından
çok daha modern bir ülke İran. Kadınların siyah çarşaf giymesi ve
başörtüsü takması, bu tür göstergelerin çok fazla speküle edildiği
ve değer hükümlerinin gösterenleri olarak okunduğu bir dünyada, kolaylıkla
algı bozukluğu yaratabiliyor. Tahran’da bir kenarda durup otomobil
kullananlara baksanız, kadın sürücü sayısının Parisli kadın sürücülerden
daha az olmadığını görürsünüz. Bu manzara, sadece otomobil kullanan
kadını anlatmıyor. Arkasında güçlü bir modern hikayeyi taşıyor...
İran,
doğal çevre turizmi açısından oldukça zengin..
Ülke sahillerinin
2500 km’yi aşkın uzunlukta olması ve diğer yandan Alborz.Zagros gibi
yüksek dağlık bölgelerin varlığı dikkate alındığında İran, doğal çevre
açısından da dinlenme ve eğlenmeye son derece müsait bir ülkedir.
Kuzeyde Mazenderan
sahilleri, güneyde Fars Körfezi ve Umman Denizi kıyıları ile ayrıca
Kiş.Qeşm, Hürmüz gibi Fars Körfezi adaları ve sahilleri çok cazip
iklimiyle yaz ve kış mevsiminde turistlerin dinlenip eğlenebileceği
ideal yerlerdir. Söz konusu ada ve sahiller, konaklama ve hava ulaşımı
için ihtiyaç duyulan diğer tüm olanaklarla donatılmış bir vaziyette
konuklarını ağırlamaktadır...
Tebriz’in
ünlü İbrişim Çarşısı..
Doğu Azerbeycan Eyaleti’nin başkenti olan Tebriz’de mutlaka görülmesi
gereken ünlü bir çarşı var. Tebriz’de, kervan ticaretinin canlı olduğu
günlerden kalma İbrişim Çarşısı, Doğu’nun en büyük ve zengin kapalı
çarşılarından biridir. Arastalarında bakırcı ustaları çalışır. Bedestenlerinde
ünlü Tebriz halıları, baharatlar ve ince işçilikli altın takılar üretilir
ve satılır. Tarihi mimarisi ile ayakta duran çarşı, büyük bir labirenttir.
Çarşı içindeki ve civarındaki nargile kahvelerinde has İran çayı içilir...
Antik
Kent Persepolis
İran’da turistlerin
en çok ziyaret ettiği yerlerden biri de Antik Kent Persepolis’tir.
İ.Ö. 512’de Büyük Darius’un inşa ettirmeye başladığı kent; sarayları,
meydanları ve salonlarıyla Yazlık Başkent olarak kullanılmış. İskender
zamanında İ.Ö. 331’de yanan kent efsaneleriyle yaşamış. Kserkes Kapısı,
Apadana Sarayı, Darius Sarayı ve Yüz Sütunlu Saray’da yapılan restorasyon
çalışmasının ardından Persepolis, dünyanın dört bir yanından gelenleri
ağırlıyor.
Safavilerin
efsanevi başkenti İsfahan..
1.Şah Abbas’ın
iktidara geldiği 1587’li yıllarda parlak ve ışıltılı bir dönem yaşayan;
şiirsel parklar, yapılar ve köprülerle donatılan İsfahan, bugün geçmişin
izlerini koruyan kentlerden biridir. Köprüleri ve Safavilerden kalma
bahçeleri ünlüdür. Siosepol, Çhubi ve Khaju köprüleri, eski dönemlerde
yayalar, atlılar ve deve kervanları için yapılmış. Bugün de kullanılıyor.
Köprü ayaklarındaki çayhaneler İsfahanlıların vazgeçemediği mekanlardır.
Kentin içinden akan Zayende Nehri’nin akışını seyreder, sesini dinlerler...
İranlılar
hem misafirperver hem de çok temizler..
İran’da genel
olarak herşey ucuz. Türkiye’ye göre çok daha düzenli bir ülke. En
önemlisi çok misafirperverler. Bir restoranda yemek sonrası hesabı
ödemek istediğinizde, sizin turist olduğunuzu anladıklarında “konuğumuz
olun” diyorlar ve para almıyorlar. İran’da onların misafiri olarak
ağırlanıyorunuz. Yani turistleri kazıklamak, küçük kazançlar avcılığı
yapmak burada pek göze çarpmıyor...
... derginiz Zeytin'de