Sevgili
Anneler, Babalar;
ÖSS ve LGS' de başarılı olmak bilinçli bir çaba gerektirir. Sınavlara
hazırlanan yalnızca öğrenciler değildir. Öyleyse onların da bilmesi
gereken bazı konular vardır. Bu yazımızda bu konuları ele alacağız.
Sınava hazırlanan genci bunaltan iç çatışmalar:
Sınava hazırlanan gencin sorumlulukları artmıştır. ÖSS ya da OKS
sınavlarını kazanmak ister. Bunun için çok çalışması gerektiğini
bilir. Öte yandan aklı sürekli dışarıdadır. Arkadaşlarıyla birlikte
olmak ister, anne babaların uyarılarından rahatsızlık duyar. Denetim
altına alınmaktan hoşlanmaz
Bu durumda anne ve babalar, çocuklarını nasıl yönlendirecekleri
konusunda çelişkiye düşerler. Özellikle beklentileri çok yüksek
olan aileler paniğe kapılırlar. Çocuklarını haylazlıkla, sorumsuzlukla
eleştirirler.
Peki ne yapalım? Gençlerle iletişim kurarken nelere dikkat edelim?
Bu sorulara kestirme yanıtlar vermek zordur. Biz bu yazımızda bazı
temel yaklaşımlar üzerinde duracağız.
Gencin kaygısını artıracak davranışlardan
kaçınalım:
Anne ve babalar, kaygıya yol açacak davranışlardan kaçınmalıdır.
Sözgelimi, “Bu kadar çalışmayla hiçbir yeri kazanamazsın.” gibi
sözler genci çalışmaya yöneltmez, kaygıya yol açar.
Gencin sınırlarını zorlamayalım:
Anne babalar, kişisel beklentileriyle çocuklarının kapasiteleri
arasında gerçekçi bir denge kurmalıdırlar. “Çocuğum Tıp Fakültesine
gitsin, doktor olsun.” diye kendimizi koşullandırmamız çok hatalı
olur. Çocuğunuzun kapasitesi bu düşündüğünüz yer için uygun olmayabilir.
Kişisel idealleriniz çocuğunuzun sınırlarını zorlamamalıdır.
Kendimiz ve çocuğumuz için sınavı tek seçenek
durumuna getirmeyelim:
Kendinizin ve çocuğunuzun yaşamını tek bir sınava indirgemek hem
onu hem de sizi mutsuz eder. Sınavı kazanmak hayatın tek seçeneği
değildir. Genç umduğu başarıyı elde edemeyebilir. Bu durumda gence
destek olmalı, yeniden denemesi için onu motive etmeliyiz.
Gençlerle İletişimi Zorlaştıran Engeller:
Yazımızın bu bölümünde gençlerle iletişimimizi bozan engeller üzerinde
durmak istiyorum.
*Emir vermek,
yönlendirmek:
“Odana gir, ders çalış, sınavı yine kazanamayacaksın.” şeklindeki
ifadeler gençte korku ve öfke uyandırır. Genç kendisini baskı altında
hisseder ve aile ile çatışma yaşanır.
*Ahlak dersi vermek,
öğüt vermek:
Genç, “Şöyle yapmalısın, böyle davranmalısın” gibi söylemlere tepki
gösterir. Öğüt vermek ise gençte aşağılık duygusu yaratır. Onda
akılsızlık ve beceriksizlik duygusu uyandırır.
*Nutuk çekmek,
yargılamak:
“Ben senin yaşındayken...” diye başlayan ifadeler genci üzer. Gençler
nutuk dinlemekten hoşlanmazlar. Aynı şekilde çok eleştirilen ve
suçlanan gençler, kendilerinin yetersiz olduğunu düşünürler. Ayrıca
gençlere verilen gereksiz ve zamansız ödüller hiç işe yaramaz. Çünkü
ders çalışmak gencin işi ve sorumluluğudur.
İletişimi zorlaştıran engellerden biri de genci başka gençlerle
kıyaslamaktır. Bu tür yaklaşımlar gençte özgüven yetersizliğine
yol açar,
*Gençlerle İletişimde Dikkat Etmemiz Gereken Noktalar:
Yazımızın son bölümünde gençlerle iletişimde dikkat etmemiz gereken
noktalar üzerinde duralım.
*Gençlerimizi motive edelim. Motivasyon, insanları çalışmaya yönlendiren,
onlara enerji ve moral depolayan bir güdülenme durumudur. Motivasyon,
gencin pozitif düşünmesini sağlar.
*Gençlerimize koşulsuz sevgi gösterelim. Gence şu mesajı vermeliyiz.
“Ne yaparsan yap sana değer veriyorum, seni kabul ediyorum. Çünkü
seni seviyorum.” Sevgi ve övgü insana değerli olduğu duygusunu verir.
*Gencin kişiliğini değil belirli davranışını eleştirelim. Ondan
ne istiyorsak bunu açıkça belirtelim. Gencin duygularına, düşüncelerine
ve seçimlerine saygı gösterelim. Daha da önemlisi genci dinleyelim,
onu anlamaya çalışalım. Gençlerle inatlaşmanın yararı yoktur.
Çocuklarımızın sınavlarda başarılı olmalarını isteriz. Bu çok doğaldır.
Ama bu istek baskıya dönüşürse zarar verir. Yapmanız gereken iş
onlara destek vermektir. “Mutlaka kazanmalısın, bu senin son şansın,
sana çok masraf yaptım." gibi sözler genci öfkelendirir. Genç,
başarmak için elinden geleni yaptığı halde içinden bir ses ona kazanamayacağını
söylüyorsa bu ses size aittir. Sizin bu hatalı söylemleriniz gencin
bilinç altına yerleşmiştir.
Unutmayınız! Çocuğunuza aşırı baskı uygularsanız çocuğunuz sınavı,
siz de çocuğunuzu yitirirsiniz.