Say 35


Say 36


Say 37


Say 38


Say 39


Say 40


Say 41


Say 42

 


Nazmi ŞENTÜRK
Rehber Öğretmeni

ÖSS'ye ve OKS'ye Hazırlanan Gençlerle
İletişimimiz Nasıl Olmalıdır?

       Sevgili Anneler, Babalar;
       ÖSS ve LGS' de başarılı olmak bilinçli bir çaba gerektirir. Sınavlara hazırlanan yalnızca öğrenciler değildir. Öyleyse onların da bilmesi gereken bazı konular vardır. Bu yazımızda bu konuları ele alacağız.
       Sınava hazırlanan genci bunaltan iç çatışmalar:
       Sınava hazırlanan gencin sorumlulukları artmıştır. ÖSS ya da OKS sınavlarını kazanmak ister. Bunun için çok çalışması gerektiğini bilir. Öte yandan aklı sürekli dışarıdadır. Arkadaşlarıyla birlikte olmak ister, anne babaların uyarılarından rahatsızlık duyar. Denetim altına alınmaktan hoşlanmaz
       Bu durumda anne ve babalar, çocuklarını nasıl yönlendirecekleri konusunda çelişkiye düşerler. Özellikle beklentileri çok yüksek olan aileler paniğe kapılırlar. Çocuklarını haylazlıkla, sorumsuzlukla eleştirirler.
Peki ne yapalım? Gençlerle iletişim kurarken nelere dikkat edelim? Bu sorulara kestirme yanıtlar vermek zordur. Biz bu yazımızda bazı temel yaklaşımlar üzerinde duracağız.
       Gencin kaygısını artıracak davranışlardan kaçınalım:
Anne ve babalar, kaygıya yol açacak davranışlardan kaçınmalıdır. Sözgelimi, “Bu kadar çalışmayla hiçbir yeri kazanamazsın.” gibi sözler genci çalışmaya yöneltmez, kaygıya yol açar.
       Gencin sınırlarını zorlamayalım:
       Anne babalar, kişisel beklentileriyle çocuklarının kapasiteleri arasında gerçekçi bir denge kurmalıdırlar. “Çocuğum Tıp Fakültesine gitsin, doktor olsun.” diye kendimizi koşullandırmamız çok hatalı olur. Çocuğunuzun kapasitesi bu düşündüğünüz yer için uygun olmayabilir. Kişisel idealleriniz çocuğunuzun sınırlarını zorlamamalıdır.
       Kendimiz ve çocuğumuz için sınavı tek seçenek durumuna getirmeyelim:
       Kendinizin ve çocuğunuzun yaşamını tek bir sınava indirgemek hem onu hem de sizi mutsuz eder. Sınavı kazanmak hayatın tek seçeneği değildir. Genç umduğu başarıyı elde edemeyebilir. Bu durumda gence destek olmalı, yeniden denemesi için onu motive etmeliyiz.
       Gençlerle İletişimi Zorlaştıran Engeller:
       Yazımızın bu bölümünde gençlerle iletişimimizi bozan engeller üzerinde durmak istiyorum.
       *Emir vermek, yönlendirmek:
       “Odana gir, ders çalış, sınavı yine kazanamayacaksın.” şeklindeki ifadeler gençte korku ve öfke uyandırır. Genç kendisini baskı altında hisseder ve aile ile çatışma yaşanır.
       *Ahlak dersi vermek, öğüt vermek:
Genç, “Şöyle yapmalısın, böyle davranmalısın” gibi söylemlere tepki gösterir. Öğüt vermek ise gençte aşağılık duygusu yaratır. Onda akılsızlık ve beceriksizlik duygusu uyandırır.
       *Nutuk çekmek, yargılamak:
“Ben senin yaşındayken...” diye başlayan ifadeler genci üzer. Gençler nutuk dinlemekten hoşlanmazlar. Aynı şekilde çok eleştirilen ve suçlanan gençler, kendilerinin yetersiz olduğunu düşünürler. Ayrıca gençlere verilen gereksiz ve zamansız ödüller hiç işe yaramaz. Çünkü ders çalışmak gencin işi ve sorumluluğudur.
İletişimi zorlaştıran engellerden biri de genci başka gençlerle kıyaslamaktır. Bu tür yaklaşımlar gençte özgüven yetersizliğine yol açar,
       *Gençlerle İletişimde Dikkat Etmemiz Gereken Noktalar:
Yazımızın son bölümünde gençlerle iletişimde dikkat etmemiz gereken noktalar üzerinde duralım.
       *Gençlerimizi motive edelim. Motivasyon, insanları çalışmaya yönlendiren, onlara enerji ve moral depolayan bir güdülenme durumudur. Motivasyon, gencin pozitif düşünmesini sağlar.
       *Gençlerimize koşulsuz sevgi gösterelim. Gence şu mesajı vermeliyiz.        “Ne yaparsan yap sana değer veriyorum, seni kabul ediyorum. Çünkü seni seviyorum.” Sevgi ve övgü insana değerli olduğu duygusunu verir.
       *Gencin kişiliğini değil belirli davranışını eleştirelim. Ondan ne istiyorsak bunu açıkça belirtelim. Gencin duygularına, düşüncelerine ve seçimlerine saygı gösterelim. Daha da önemlisi genci dinleyelim, onu anlamaya çalışalım. Gençlerle inatlaşmanın yararı yoktur.
       Çocuklarımızın sınavlarda başarılı olmalarını isteriz. Bu çok doğaldır. Ama bu istek baskıya dönüşürse zarar verir. Yapmanız gereken iş onlara destek vermektir. “Mutlaka kazanmalısın, bu senin son şansın, sana çok masraf yaptım." gibi sözler genci öfkelendirir. Genç, başarmak için elinden geleni yaptığı halde içinden bir ses ona kazanamayacağını söylüyorsa bu ses size aittir. Sizin bu hatalı söylemleriniz gencin bilinç altına yerleşmiştir.
       Unutmayınız! Çocuğunuza aşırı baskı uygularsanız çocuğunuz sınavı, siz de çocuğunuzu yitirirsiniz.

 

 





RADYO ZEYTİN
101.5




ZEYTİN DERGİSİ

Sayı 39 ( Mayıs 2005 )