Hemen
hemen hepimizin yolu bir gün hastaneye düşüyor, ya hastalandığımızda
tedavi olmak için ya da bir yakınımızı ziyaret etmek için. Geçtiğimiz
günlerde malesef bizimde yolumuz hastaneye düştü. Babam ikinci kez
kalp krizi geçirdi ve Edremit Devlet Hastanesinde koroner bakımda
tedavi altına alındı. Hastanede kaldığımız iki gün içinde gördüklerime
inanamadım. Orada yaşananlar sanki Levent KIRCA’nın parodileriyle
aynıydı. Öyle bir kroner bakım ünitesi düşünün ki hemşire arada sırada
uğruyor, hastalar yakınlarına dışarıdan döner siparişleri veriyor,
çaylar kahveler, oda ziyaretçi dolu, muhabbet o biçim. Abartıyorum
diye sakın düşünmeyin, aksine yumuşatarak yazıyorum. Kroner bakım
ünitesinde televizyon var. Hemşire odaya televizyon izlemek ya da
uyumak için geliyor. Daha ne söyleyebilirim. Doktorun yüzünü babama
ilk müdehaleyi yaptıktan sonra bir daha göremedim. Üçüncü gün uzaktan
hastamızı gördü, hatırını sordu o kadar. Ve kendimizi İzmir’e zor
attık. (Bir hastanenin nasıl olması gerektiğini İzmir Şifa Hastanesinde
şaşkınlıkla izledik.) Aslında Edremit Devlet Hastanesinin bu vahim
durumu daha önce kulaklarıma nüksetmişti. Ancak ateş düştüğü yeri
yakıyor. Gözlerimizle görüp birebir yaşadık bu durumu.
Babam ilk kalp krizi geçirdiğinde eski adıyla Edremit S.S.K. Hastanesine,
yeni adıyla Karesi Devlet Hastanesine yatırmıştık kendisini. Bu hastanede
kroner bakımda 3 gün, serviste 2 gün yattı babam ve Edremit Devlet
Hastanesinde gördüklerimizin hiç birini burada görmemiştik. Kroner
bakım ünitesinde ki hemşireler hastamızla o kadar yakından ilgilendiler
ki, sanki kendi hastaları gibi. Buradaki ciddiyet olması gerektiği
gibi fazlasıyla korunuyordu. İnsanoğlu yasaklar konusunda ne kadar
duyarsız olsada bu hastanede bizde dahil tüm hasta yakınları bu yasaklara
uymak zorunda kaldı. Bu ciddiyetin ve duyarlılığın bir yansımasıydı.
Doktor Ertuğrul AKINCI babamın durumu hakkında bizi sürekli bilgilendirdi
ve aydınlattı. Hafta sonu dahil, hastalarını kontrole geldi. Hastanenin
temizliği ise içimize huzur veriyordu.
Sonuçta Edremit Devlet Hastanesi Başhekimine tepkilerimizi dile getirirken
bu işleyişin en kısa sürede düzeleceğini umud ederek yetkilileri daha
duyarlı olmaya davet ediyorum. (Elbette işinin ciddiyetinde olan hastane
görevlilerini tenzi ederim.) Karesi Devlet Hastanesi Başhekimliğine
ise tebriklerimi gönderiyor, çalışmalarının aynı güzellikte devamını
diliyorum. Özellikle Dr.Ertuğrul AKINCI’ya ve hemşirelerine görevlerini
layıkı ile yerine getirdikleri için SİLCAN ailesi olarak teşekkür
ediyoruz.
Bir sonraki sayımızda tekrar görüşmek üzere hoşça ve sağlıklı kalın.