N. Cansu OSEMEN
cansu@zeytinyayingrubu.com
FİKRİ
HÜR, VİCDANI HÜR, İRFANI HÜR
İŞSİZ GENÇLER YETİŞTİRİLİYOR!!
Aynı gün,
aynı gazetede, aynı sayfada çıkan iki ayrı habere bakar mısınız?
“Selçuk
Üniversitesi Beden Eğitimi Yüksek Okulu’ndan 5 yıl önce mezun olan
Mevlüt İnanır, iş bulamadığı için kapıcılık yapıyor.”
Ve diğer haber:
“Türkiye’deki
77 üniversite her yıl 230 bin mezun veriyor. Bu mezunların çoğu işsiz
gezerken, milletvekilleri seçim yatırımı olsun diye 10 günde 22 yeni
üniversite kurulması için yasa önerisi verdi.”
İki haber arasındaki tezat ne kadar üzücü değil mi?
İçinde bulunduğumuz bugünler üniversiteye girme savaşı veren öğrenciler
için gerçekten zor günler. Etrafıma baktığımda eşimin dostumun, çocukları
için duydukları endişeye tanık oluyorum. Sınav bitti, şimdi sıra tercihlerde.
Acaba kaç puan alacağım, acaba idealimdeki üniversiteyi ve bölümü
kazanabilecek miyim? Puanım düşündüğüm gibi gelmezse eğer, idealim
olan bölümden de vazgeçtim herhangi bir bölüme yerleşebilecek miyim?
Gençlerden bu soruları duydukça, kendi çocuklarım için şimdiden endişelenmeye
başladım. Geleceklerini hangi sisteme ve hangi zihniyete teslim edeceğiz
diye...
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki; üniversite mezunları işportacılık yaparken
milletvekilleri seçim yatırımı olsun diye yeni üniversiteler açmak
istiyor. Doktorların bile işsiz kaldığı günümüzde, soruna çare bulmak
yerine işsiz üniversite mezunlarını çoğaltmak için mi çalışıyor bu
vekiller?
Ankara Ticaret Odası’nın hazırladığı “Eğitimli Küskünler Dosyası”
adlı rapordan örnekler aktaracağım sizlere. Bu tabloyu gördüğünüzde
durumun vahimliği içinizi acıtacak.
Rapora göre;
Tıp fakültelerinden her yıl 4 bin 500 civarında doktorun mezun olduğu
ve 3 bininin işsiz kaldığı belirtiliyor. 10 bin civarında işsiz doktor
bulunduğu, önümüzdeki 5 yıl içinde “işsiz doktor” sorununun ciddi
bir boyuta ulaşacağı tahmin ediliyor. Üstelik doktorluk en gözde mesleklerden
biri olmasına rağmen...
Türkiye’de veteriner hekimler arasında da işsizlik ciddi bir sorun.
Yaklaşık 18 bin veteriner hekimin 3 bini işsiz. 6 bini de mesleklerinin
dışında işlerle uğraşıyor.
Ülke genelinde 35 bin ziraat mühendisi işsiz. Binlerce kimyager, fizik,
biyoloji, matematik, felsefe, sosyoloji, tarih, psikoloji bölümü mezunu
ile kimya mühendisi, fizik mühendisi, jeofizik mühendisi, çevre mühendisi
ve peyzaj mimarı da işsiz.
İşte, tablo böyle!
Binbir çile çekilip kazanılıyor bu sınav. Dershanelere ve özel derslere
verilen binlerce yenilira. At yarışı misali koşturmaca, yaşanan stres
ve üzüntüler... Sonrasında üniversite kapısında başlayan yeni çileler.
Yoksulluk, aileye özlem, yeni bir ortam, bambaşka bir çevre. Makarna
ve yumurtaya talim edilen zor yıllar... Ve bu büyük emeklerin sonunda
ellerinde bir diploma. Ama hiç bir şey hayal ettikleri gibi olmuyor.
Onlar üniversite öğrencileri, bu ülkenin gelecekleri. Neden bunca
acıya katlanıp ısrarla üniversitede okuyorlar dersiniz? İşsiz kalmak,
işportacılık yapmak, ayakkabı boyamak, kapıcılık yapmak için mi? Elbette
hayır. Ama sonuç ortada. Üniversite mezunlarının çok az bir kısmı
mesleklerini icra edebiliyor.
Eğitim sistemi bu şekilde devam ederse üniversiteli işsiz sayısı artacak.
Çünkü eğitim sistemimiz ezberci, deneye dayanmayan, üniversite odaklı
bir eğitim. Bu yüzden üniversiteden mezun olan öğrenciler kendileri
için imkanlar yaratamıyor. Oysa batı ülkelerinde becerileri geliştirmeye
yönelik bir eğitim veriliyor. Okuldan mezun olan gençler, devletin
kredi imkanları ile kendi işlerini kurabiliyorlar.
Uzun lafın kısası;
Bir ülke gençlerine sahip çıkmazsa gençler ülkesine nasıl sahip çıkar?
Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür işsiz gençler yetiştiriliyor. Varın
gerisini artık siz düşünün!..
07 Temmuz 2005 tarihinde dünyaya gözlerini açan kızım Berna’nın doğumunda
yakın ilgi ve alakalarını esirgemeyen Jinekolog Dr.Yaşar KAYAN ve
ekibine sonsuz teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum.